BeytulKitap

Web sitemizde 22 kategori'de 26 makale'ye yazılmış 21 yorum bulunmaktadır.
reklam alanı

Aşkname – İskender Pala

Kategori: İskender Pala
06 Eyl 2011
1 Yorum
693 Kez Okundu

Âşk…

Anlam ve çağrışımının kişiden kişiye değiştiği, göreceli bir kavram.Kimine masumiyeti fısıldarken, bir diğerine şehveti hatırlatır. Kimisi aşkı, sevgili ile kavuşmadan ibaret olduğunu düşünür; kimisi de kavuşamadığın zaman aşk olduğu kanısına varır… Tamamen farklı olarak da; Aşk’ın sade ve sadece kendinden üstün, yüce bir varlığa karşı olabileceğini vurgular…

Anlamlar birbirinden nasıl farklı ise, anlatımın, üslubunda farklı olması olağandır. Kendisini diğer yazarlardan, üslubu ve anlatımıyla ayrı tutan İskender Pala, “Aşknâme” adlı eseri ile karşımıza çıkmıştır. Eserdeki öykülerle günümüzün tamamen maddeleşmiş, amacından uzaklaşmış, çıkara dayalı ilişkiler reddedilerek, olması gereken okuyuculara sunulmuştur.

Kitabımızda şairler ve bu şairlere ait olan şiirler varken, diğer tarafta da her yüzyıla ait aşkla süslenmiş öyküler yer almaktadır. Kitabı okuduktan sonra aslında aşk’ın bizim tasvirimizin dışında kaldığı kanısına varacaksınız. Diğer bir açıdan bakar isek, İskender Pala eserin de fazlaca Osmanlıca kelimelere yer vermiştir. Eserinde edebi metinlere sıkça yer veren İskender Pala hakkında şunu rahatlıkla diyebiliriz ki, divan edebiyatı ile modern dünya arasında ilişki kurmuştur.

Kitapta yer alan öykülerimiz dört tanedir. Bunlar;

1.Şehnaz Beste

2.Pervanenin Kanatlarında

3.Denizler Boyunca Aşk

4.Aşk ve Şiir

5.Yollarda

Tüm bu öykülerin anlatımında, şiir ve musiki çok önemli yer tutmaktadır diyerek, kitaptan bir kuple ile sözlerime son veriyorum.

 

“Bütün iyi dilekler ve selamlardan sonra…

Dilenciden sultana, köleden efendiye

Hânım hey!..

Sen ki mahabbet gülistanıma revnak bağışlayanım, efendimsin, Sen ki arzum, emelim, hicranım ve elemimsin, Ayrılığından dolayı yardım dilenmeye takatim yok senden, kapında kendini kaybedenlere gıptayla geçen ömrümde bir takate de ihtiyacım kalmadı artık. Sevgili eşiğinde ölene değil sağ kalana şaşmak gerekir, der bir bilge ama ben senden uzakta, aşkınla hasta, ama aşk sayesinde sıhhatteyim. Araya bunca yılın hasreti girmişken bir gün seni görmeye dayanabilir miyim bilmem, ama her sabah seni görüyor ve yüzünden aldığı güzellik ile insan içine çıkıyor diye güneşe, eşiğini döne dolaşa senden nur çalıyor diye her akşam mehtaba bakıyorum, bilesin. “Bugün nasılsın ey kâinatın başı dönmüş yıldızı?” diyorum ona, hasbıhal ediyorum; “Ne haldedir sevgilim, hoş mudur, sofaca mıdır İstanbullar sultanı bugün?” diye tekrar soruyorum. “Hiç benim bulunduğum yerden daha kederli bir âleme doğdun mu sen; hiç aşkta altüst olmuş bencileyin bir firkatzede üzerine parladın mı?” diye sitem ediyorum bazen… Velhasıl günlerce ve gecelerce güneşlere ve aylara durmadan ve dinlenmeden seni soruyorum, hâlâ bir haberini alamayışımı şikâyetle söylüyor, anlatıyorum. Senin beni unutma ihtimalini hatırlayıp çıldırıyorum bazı günler ve bazı geceler yüzünü eskisi gibi hayal edemeyeceğimden korkup kahroluyorum. Sonra tevbeler ediyorum. Seni unutma ihtimalini düşündüğüm için.”

 
Aşkname
İskender Pala

 
Leyla ile Mecnun
İskender Pala

 
Ah mine’l-Aşk
İskender Pala

 
İki Dirhem Bir Çekirdek
İskender Pala

Bu yazıya yapılan yorumlar

linkinpark Yorum Yaptı; (11.09.2011 - 15:20 )

Editörümüz çok güzel özetlemiş kitabı gerçekten bende kitabı okuyan biri olaraktan herkese tavsiye ederim.

:

: (yayınlanmayacak)

: (varsa)

:

Sitemize Destek İçin Bir Tık
  • reklam alanı
  • reklam alanı
  • reklam alanı
  • reklam alanı
Bu sitede yayılnanan yazıalr kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz-apress-aorhan!
Bu sitede yayılnanan yazıalr kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
Copyright Tüm hakları saklıdır. - Tasarım: aPress